Neden Yazmıyorum?
Ara ara yazmak istiyorum,
çeşitli fikirler geliyor,
raporlar okuyorum onlar yeni fikirleri tetikliyor,
düşüncelere dalıyorum onlar yeni yeni fikirlere kapı açıyor,
ama yazmıyorum. Yazıyorum ama online yazmıyorum diyelim.
"Çünkü" kısmını aşağıda dilimin döndüğünce yazmak istiyorum, buyrun devamını okumaya...
Yazmak şu aşamada bana göre tam bir zamanın maliyeti açısından olumsuz bir seçenek olacak ya da optimize edilmemiş bir path cost olacak, bu yüzden vazgeçtim şu aşamada yazmaktan.
Üretim yapmak istiyorum çok fazla evet, yazmak çizmek ama şu an sanki devir düzgün kaynaklardan faydalanma devri gibi geliyor bana. Böylece Blog işinden vazgeçme kararı aldım, belki ileride yeniden başlarım ama şu an tüketilmesi ve sindirilmesi gereken çok şey var. Harvard, Stanford gibi prestijli kurumlarda ve diğer birçok kaynakda oldukça değerli içerikler bulunuyor. Herkesin bu kaynaklara yönelmesini tavsiye ediyorum.
Bu kaynaklardan öğrenilen bilgilerin sindirilmesi ve öğrenilmesi gerekiyor. Bu da zaman alacaktır diye düşünüyorum. İşte o zamanı kendimize vermemiz gerekiyor.
Ayrıca, bu süreçte karşılaştığımız bazı problemleri de tespit ettim:
1) Odaklanamıyoruz: Çok fazla bilgi karşısında odaklanmak zorlaşıyor.
2) Derinleşemiyoruz: Yüzeyde kalan bilgilerle yetinip, derinlemesine incelemekte zorlanıyoruz.
3) Öğrendiğimizi uygulamada sorun yaşıyoruz: Teorik bilgileri pratiğe dökmekte güçlük çekiyoruz.
4) Entellektüel etkileşim azalıyor: Fikir alışverişi ve tartışma ortamları giderek azalıyor.
5) Hızlı bilgi akışına ayak uyduramıyoruz: Günlük bilgi bombardımanı karşısında kayboluyoruz.
6) Bilgi recall etmede zorlanabiliyoruz: Öğrendiklerimizi hatırlayıp, uygulamada kullanmakta zorlanıyoruz.
7) Acelecilik ve sebat, irade yoksunluğu: Hızlı sonuç almayı beklerken, sabır ve sebatı göz ardı ediyoruz.
Bu tespitlerim, belki de bu dönemde nelerle karşılaştığımızı ve nasıl daha etkin olabileceğimizi düşünmemiz adına bir fikir verebilir.
Sonuç olarak devir öğrenme devri, treni kaçırmayalım.
Sevgiler herkese